Felekten Bir Gece’nin Sabahı: Arayış

Tamam, peki, kendi başlarınalar ve Doug’ın onlara ihtiyacı var. Phil, Stu ve Alan hatırlayamadıkları bir gecede yaşanan olayların parçalarını nasıl bir araya getirebilirler? Şimdi ceplerini boşaltıp ipuçlarını arama vakti: Makbuzlar, ATM ekstreleri, park biletleri, hastanede size takılan o plastik bileklikler…
Filmin terse doğru akışı bir hikaye anlatıcı olan Phillips’e ayrıca cazip geldi. Bu konuda, “O sabahtan başlayarak, bu üçlünün kafalarını toplaması ve muhtemel ipuçlarını peş peşe takip ederek bir önceki gece yaşadıkları sürprizlere, beklenmedik olaylara ve beceriksizliklere geri dönmeleri gerekiyor ki Doug’ı son olarak nerede gördüklerini hatırlayabilsinler. Siz de onlar parçaları buldukça olayları birleştiriyorsunuz. Bazı açılardan klasik bir polisiye hikaye gibi” diyor.
Fakat, Goldberg’ün belirttiği gibi, “Bu dedektiflerin başları fena halde zonkluyor”.
Cooper şunu ekliyor: “Hikayenin başlangıcı sizi bir yöne götürüyor ama o noktada öylece sonlanıp, bir başka yöne sapıyor”.
Helms’in yorumu ise şöyle: “Sırada neyin olduğunu asla bilmiyorsunuz. Her şey beklemediğiniz bir anda gelişiyor ve her sahnede ‘Vay canına, bu da nereden geldi?’ diye soruyorsunuz. Ama her şey yerli yerine oturuyor. Birbirinden kopuk olaylar söz konusu değil; her büyük aksiyon sahnesi, her çılgınca sahne hikayeyi ileri taşıyor ve sonunda her şey bir mantığa oturana dek tam gaz gidiyor. Ayrıca, film Zach Galifianakis’e süspansuar giyme fırsatı veriyor”.
Galifianakis’in kendisi bile bunun iyi bir şey olup olmadığını hâlâ sorguluyor.
“Bir filmde süspansuar giyiyorsanız, bunun sizin başınızın altından çıktığını bilirsiniz. Todd’a, ‘Daha önce perdede daracık kıyafetler içinde, tıknaz adamlar gördük; bunu bir adım öteye götürmeye ne dersin?’ diye sordum. Elbette kabul etti. Bunu söylemiş olduğuma inanamıyorum. Şu an bir süspensuar giymekteyim ve zavallı anneciğim… Özür dilerim, anne”.
Akşamdan kalma kahramanlarımızın gün ışığına çıkardığı ipuçları onları şehrin daha az bilinen bazı “ateşli” mekanlarına götürür. Bunlar arasında acil servis, Metro Karakolu ve The Strip’in çok çok çok uzağında bir düğün şapeli bulunmaktadır. Elbette bunlar Las Vegas turizm bürosunun “Vegas’ta olan Vegas’ta kalır”” sloganını yaratırken düşündükleri yerler değildir.












İlk sen konuş: